BİTKİSEL VE HAYVANSAL YAĞLAR

Bitkisel ve hayvansal kaynaklı yağların kalitesi, insan sağlığını doğrudan etkileyen önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle yağlara ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuatlarda çeşitli kalite kriterleri ve limit değerler belirlenmiştir.
Günümüzde yağlarda yapılan taklit ve tağşiş uygulamaları da sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, zeytinyağına belirli oranlarda soya, kanola, mısır veya ayçiçek yağı gibi farklı bitkisel yağların karıştırılmasıyla tağşişli ürünler elde edilebilmektedir. Bunun yanı sıra, farklı kalite sınıflarındaki zeytinyağlarının karıştırılarak daha yüksek kaliteli zeytinyağı gibi pazarlanması da yaygın bir taklit yöntemidir. Benzer şekilde ayçiçek yağlarına kanola ve/veya pamuk yağı karıştırılması ya da tereyağı üretiminde süt kreması yerine farklı yağlar ve renklendiriciler kullanılması da hileli ürünlere yol açabilmektedir.
Yağların güvenliği ve kalitesi açısından yalnızca taklit ve tağşiş değil, üretim süreçlerinde oluşabilen bazı proses kontaminantları da önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle rafinasyon gibi yüksek sıcaklık içeren işlemler sırasında oluşabilen bu bileşikler, gıda güvenliği açısından kritik parametreler arasında değerlendirilmektedir. Bu kontaminantların başında 3-Monokloropropandiol esterleri (3-MCPD) ve Glycidyl Ester (GE) bileşikleri gelmektedir.
Intertek Türkiye’de, gıda ürünlerinde bulunan 3-MCPD esterleri ve Glycidyl Ester (GE) analizleri, uluslararası kabul görmüş GC-MS metodu kullanılarak akredite olarak gerçekleştirilmektedir.
Intertek olarak son teknoloji cihaz altyapımız ve küresel uzman analist kadromuz ile ulusal ve uluslararası mevzuatların gerektirdiği tüm kalite ve tağşiş parametrelerini analiz ediyor; üreticilerin ve tüketicilerin güvenle tercih edebileceği ürünlerin piyasaya sunulmasına katkı sağlıyoruz.
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Bize bir istek gönderin